Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘yaşanabilir şehir’

Zannederim yazıp çizdiklerimle şehirleşmede yüksek katlı yapılardan hazzetmediğimi hatta olabiliyorsa yapılarda beton kullanımının da zaruretle sınırlandırılıp yerine olabildiğince ahşap ve taş gibi doğal malzemelerin tercih edilmesini arzu ettiğimi belli etmişimdir. Birincisi, yani yapı yüksekliklerinin ve yapıların arsa ile ve komşu yapılarla ilişkisinin belirlenmesi doğrudan idarenin tasarrufundadır. İkincisi, yani ne tür malzeme ile hangi estetik ölçülere göre bina yapılacağına idare doğrudan karar vermese bile bunu özendirerek, kendi binalarını buna örnek teşkil edecek tarzda yaparak öncülük edebilir.

Bu konularda meselâ TOKİ’nin iyi bir sınav vermediği yaygın bir kanaattir; nitekim başta Bursa olmak üzere bir çok örnekle bunu görüyoruz. (daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »

Yeni yılın ilk günlerinde Habertürk Gazetesi’nin Kahramanmaraş’a özel yayınladığı ek elime geçti. Haberi, reklamı, köşe yazısı, sektörel değerlendirmeler v.s. ile tepeden tırnağa tam 18 (yazı ile: onsekiz) gazete sayfası Maraş’a tahsis edilmiş. Akıl eden, emeği geçen ve hayata geçiren herkesi tebrik ediyorum. Bravo!.

Eğri oturup doğru konuşalım; hayatı ve ufku Ahir Dağı, Yavşan ve Malik Ejder tepesi arasına sıkışmış olanlar bu gelişmeyi ne kadar takdir etse de sınırlı kalır. Yanlış anlaşılmasın, bunu bir küçümseme anlamında söylemiyorum. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Daha önceki aylarda aday adayları, şimdilerde ise adaylar bir yandan halkın dertlerini, taleplerini dinlerken aynı zamanda -olduğu kadarıyla- projelerini ve nasıl bir belediye başkanı profili çizeceklerini anlattılar, anlatıyorlar. Bu hengâmede dikkatimi çeken hususlardan biri, çoğu adayın seçildikleri takdirde halka her daim kapıyı açık tutacaklarını beyan etmeleridir. O “halk”ın bir ferdi ve sıradan bir insan olarak, eğer laf olsun diye söylenen boş bir vaat değilse, bunun yanlış bir tutum olduğunu düşünüyorum. Olmayacak duaya “âmin” olarak görüyorum.

Sebebine gelince; bir kere halka ‘ferden ferdâ’ o kadar zaman ayıran bir başkan ne zaman fırsat bulup da çalışacak, proje geliştirecek; bu önemli bir soru işaretidir. Sonra; halk belediye başkanını sık sık görecek de ne olacak, başı göğe mi erecek? Benim gözettiğim husus, başkanın emanete sahip çıktığından ve emaneti kurda kuşa yem etmediğinden şüphe etmemek, ‘rant’ baskısına boyun eğmediğini bilmek, kendisi ve maiyetinde çalışanların dolaylı dolaysız her türlü yolsuzluktan ârî olduğundan emin olmak, ayırım gözetmeden her bir hemşehrisine yerel hizmetleri evrensel standartlarda sağlamaya çalıştığına inanmaktır. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Daha Dün Köyümüzün Yollarında Koşarken…

Bir önceki yazımda bahsettiğim, “pilli cereyanlı, çanta radyo”nun sahibi veya benzerleri, günün birinde şehrin göz kırpmalarına dayanamayıp pılıyı pırtıyı topladığı gibi şehre kapağı atarsa ne olur; biraz da buna bakalım.

Evvelemirde başını sokacak iki göz bir ev bulup yerleşir, küçük büyük demeden bir kazanın kulpuna da yapışıp maişet kaygısını da hal yoluna koymuşsa yavaş yavaş yeni komşuluk ilişkileri de şekillenmeye başlar. Günler geçtikçe, daha önce hiçbir kısıtlama ile karşılaşmadan ve doğru olup olmadığını hiç düşünmeden yapageldiği bir takım davranışları, çevreden gelen “etkilerle” yeniden düşünmeye zorlanır. Sular seller gibi “ezbere bildiği” şeyleri yeniden öğrenme faslı başlamıştır. O “etkiler”, bazen münasip bir dille uyarıdır, bazen bir bakıştır, bazen de kişinin kendi feraseti ile ulaştığı bir kanaatdir. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Yaklaşan seçim sürecinden, adaylıktan, şehirden v.s. söz ediyoruz. Sözkonusu olan yerel seçim olunca, haliyle belediye hizmetleri kapsamında değerlendirilen hususlar ve müstakbel adayların bu konulardaki öngörüleri, vaatleri ve muhtemel performansları tartışmaların ağırlığını teşkil ediyor.

Sürüp giden hayat, değişim kuralını işletmeye devam ediyor ve hepimiz ister istemez bu değişimden payımızı alıyoruz. Bu meyanda gelişen bazı imkanlarla artık şehirlerimizde bir takım faaliyetleri eskiye oranla çok daha hızlı ve kolay olarak yerine getirmek mümkün. Mesela; yol açmak, alt/üst yapıları inşa etmek v.b. imar faaliyetleri, eğer yeterli bütçeniz ve yapılanmanız varsa, neredeyse çocuk oyuncağı haline geldi. Buna mukabil, günümüzde şehir sakinlerinin beklentileri de eskisine göre çok daha farklı ve karmaşık. Eskiden şehirde yaşayanların akıllarından bile geçmeyen pek çok şey, bugün olmazsa olmaz taleplere dönüşmüş durumda.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

%d blogcu bunu beğendi: