Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘trafik’

Düğün konvoyu şeklinde yol alan bir grup araç hiçbir engelleme ile karşılaşmadan trafiği birbirine katar ve yaptığı yanına kar kalırsa ne olur? Aynı soruyu, askerlik celp dönemlerinde sergilenen akrobatik sürüşleri ve taşkınlıklar için sorabiliriz. Aynı soruyu, sıcak havalarda sol elini camdan sarkıtarak kilometreler boyunca direksiyon hakimiyetini diğer kumandaları sağ elinin hünerine terkeden sürücüler için de sorabiliriz.

Gecenin bir yarısı sessiz sokaklardan geçerken arabanın camını ve müziğin sesini Allah ne verdiyse açanları, gece gündüz demeyip yerleşim alanlarında, çarşılarda lastik cayırdatanları da aynı soru işaretinin parantezine alabiliriz. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Trafiğin çok yönlü ve karmaşık bir vakıa olduğunu söylemiştik. Böyle olunca burada yaşanan kusur ve ihmaller de yalnızca bir kesime hamledecek kadar basit ve yüzeysel değil elbette. Önceki yazıda basının hadiseye yaklaşımına itiraz etmiştik, şimdi biraz da diğer ‘taraf’lara bakalım.

Bundan kırk-elli yıl evveli, araç sayısının ve de okuma yazma oranının epeyce düşük olduğu dönemlerdi. Nüfusun mühim bir kısmı da kırsalda yaşıyordu. Bu itibarla şehre geldiğinde ‘otomobil’ denilen ‘canavar’ın homurtusunu ilk defa duyan insanların hikayeleri de anlatılır dururdu. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Trafik konusuna giriş mahiyetinde olan geçen haftaki yazımın son cümlesinde; Bu konuyu önemseyelim, zira; bölge, aidiyet, sınıf, meslek-meşrep, yaş, cinsiyet, âlim, zalim farkından bağımsız olarak yetmiş küsur milyon insanı birden ilgilendiren, bu kadar kapsamlı ve bir o kadar karmaşık, bu kadar vazgeçilmez ve bir o kadar sorunlar yumağı olan başka bir alan daha gösterilemez.” demiş idik..

İşin özünü gölgede bırakır endişesiyle ayrıntılı rakamlara çok girmek istemiyorum, trafikteki can kayıplarının, işgöremez hale gelen insanların, aile dramlarının ve diğer maddi/manevi kayıpların boyutunu az-çok herkes biliyor. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Yolu bir ortamektepten geçmiş herkes turnusol kağıdının ne olduğunu bilecektir. Malumu ilam gibi olacak ama ‘yahu o neydi!’ diyerek hatırlamakta güçlük çekenler için kısaca belirtelim. Şöyle parmak kadar bir kağıt parçası.. Bir sıvıya batırdığınızda sıvının asidik veya  bazik özellik taşımasına bağlı olarak başka bir renge bürünür. Maraş diline tercüme edersek ‘ayı mı gurt mu’, olduğunu anlamamızı sağlar. Bu girişin sebeb-i hikmetini de söyleyeyim; bir mani çıkmazsa aralıklı olarak birkaç yazımı, Türkiye ölçeğinde bir turnusol kağıdı gibi gördüğüm bir meseleye hasretmek düşüncesindeyim.

Ülke genelinde büyük şehirlerin göbeğinden en ücra köylere kadar (daha&helliip;)

Read Full Post »

Geride bıraktığımız haftanın ortalarında, belki meseleyi önceden bilen bir avuç insan hariç, herkesi şaşkına uğratan malum mesele gündemin göbek taşına bağdaş kurup oturdu. Taraflar karşılıklı hamlelerini yapıyorlar, ahali de meşrebine ve kendini konumlandırdığı yere göre yazıyor konuşuyor.. Bundan öncekiler gibi, bir süre sonra bu mesele de şu veya bu şekilde bağdaş kurduğu yerden kalkıp gündemi ya terk eder ya da gözden ırak bir köşeye çekilir, konuşulmaz olur.

Peki, bundan sonra ne olur? Ne olacağını bilemem ama şunu söyleyebilirim; aklımızı başımıza almazsak böyle hadiselerle daha çok karşılaşırız, bu kesin! (daha&helliip;)

Read Full Post »

%d blogcu bunu beğendi: