Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘tasarruf’

Bir insanı çok sevdiğimizde, onu memnun edecek ya da hayrına ve faydasına olduğunu düşündüğümüz, iğneden ipliğe her şeyi yerine getirmek için cansiperane bir gayretin içine gireriz. Acaba memleket ve millet sevgisi sözkonusu olduğunda da, küçük büyük demeden her konuda aynı duyarlılığı gösterebiliyor muyuz?..

Memleket sevgisi bahsinde üstümüze toz kondurmayız ve doğrusu haksız da sayılmayız.. Her ne kadar zaman zaman bu memlekette yaşamaktan şikayetçi olsak da, bunlar o an canımızı yakan bir hadisenin etkisiyle söylediğimiz gelip geçici sızlanmalardır. Yoksa, şimdiye kadar ülkesini sevmediğini söyleyen birine rastlamadım. Şu var ki, bu sevgiye yüklediğimiz anlam, acaba yeterince kuşatıcı mıdır, kapsamı nerelere kadar uzanır? Bana kalırsa çok kuşatıcı olduğunu söylemek zordur; daha ziyade vatan, bayrak gibi kutsallık atfettiğimiz birkaç değer etrafında şekillenir. Bunun yanında, sokağımız, mahallemiz, şehrimiz ve ülkemizle ilgili, ihmal edilebilir ayrıntı gibi gördüğümüz fakat gerçekte önem arzeden hassasiyet gerektiren konularda karnemizdeki ‘hal ve gidiş’ notunun çok parlak olduğunu düşünmüyorum.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Bir taşla kaç kuş vurabilirsiniz?
  
Bu konuyla ilgili bir önceki yazıda demiştik ki;
“Mutfağınızda 1,5-2 Litrelik bir termos bulundurun. Her çay demledikten veya kahve için su ısıttıktan sonra artan sıcak suyu bu termosa boşaltın.”

Bunu yaptığınız takdirde ne olacak? Bir sonraki çay veya kahve hazırlamanızda gereken suyu, 15-20 dereceden, kaynama sıcaklığı olan 100 dereceye ısıtmak yerine, en kötü ihtimalle 80 ila 85 dereceden 100 dereceye ısıtacaksınız. Bu da demektir ki;  (daha&helliip;)

Read Full Post »

Kişisel tasarrufların toplumsal boyutu hakkında bir yaklaşım:
  
Evde işyerinde, çay veya kahve faslından sonra çaydanlıkta (“kettle” veya benzeri kaplar da dahil) kalan sıcak suyun, daha sonra kullanılmak üzere termosta muhafaza edilmesini ele alalım. Mesela çaydanlıkta yarım litre sıcak su artmış olsun. İşyerlerini bu hesabın dışında tutsak bile, Türkiyede 12-13 milyon konut mutfağı var; bu ailelerin on milyonu bu tasarruf bilincine sahip olsa ne olur?
Cevap: Günde beş milyon litre suyu kaynatmaya yetecek enerji tasarruf edilmiş olur.
  

Read Full Post »

Hemen her gün kullandığımız “setüstü” diye tarif edilen ve mutfaklarda yaygın olarak kullanılan, ‘tüp gaz’ veya doğalgazla çalışan açık alevli ocakların verimleri çok düşüktür. Ocakta harcanan enerjinin çok önemli bir kısmı hiç bir işe yaramadan etrafa yayılır. Hatta bu kadarla da kalmaz; eğer mutfak, evin klima edilen bir bölümü ise klimanın soğutma yükünü arttırarak daha fazla enerji tüketmesine yol açar. Değilse, mutfak ortamını zaman zaman keselenmeye uygun sıcaklığa(!) getirir.

Çay dahil her türlü pişirme işleminde, çok gerekmedikçe ocağı çok harlı yakmamak ve daha önemlisi tencere v.s.yi ocağa koyarken, tabanının alevi tam olarak ortalamasına dikkat etmek son derece önemlidir! Ülke genelinde milyonlarca ocağın her gün bir kaç defa kullanıldığı göz önüne alınırsa, sadece bu küçücük dikkat sayesinde bile önemli oranlarda enerji tasarrufu yapmak mümkündür.

Unutmamak gerekir ki; tencere ve ocak bizim(!) olabilir, ama ‘çevre’ ve ‘gelecek’ babamızın malı değildir.

Bu yazı, İngilizce olarak ways2gogreen.com sitesinde yayınlanmıştır.

 

.

Read Full Post »

 

Eğer ortam sıcaklığını gereğinden daha düşük derecelere ayarlıyorsak;

– Kısa vadede; kabaran elektrik faturası için cüzdanımızda yeteri kadar nakit bulundurmak…

– Orta vadede; vücudumuzun sık sık maruz kalacağı ısıl şoklar yüzünden, iyi bir romatoloji uzmanının iletişim bilgilerini el altında bulundurmak…

– Uzun vadede; gezegenimizin doğal dengesinin bozulmasına katkılarımız dolayısıyla bizden sonraki nesillerin kulağımızı çınlatmasına hazır olmak…

-Son vadede (ahiret); bu bağlamda sorulacak sorulara, klimanın sağladığı aşırı serinlikte şimdiden cevaplar hazırlamak faydalı olacaktır.

Türkiye’nin iklim ortalaması dikkate alındığında, yaz ayları için klimalı iç ortam sıcaklık ayar değeri 25-26 derece (C) mertebesinde olmalıdır.

Küresel ısınmanın beraberinde getirdiği kaygılarla, bir çok ülkede bu yönde düzenlemeler yapılmaktadır. Bir kaç yıl önce Japonya’da resmi dairelerde klima cihazlarının belli bir °C’ den daha düşük değerlere ayarlanması yasaklanmıştı.

Bizim, her birimizin bu manada bireysel ve küresel sorumluğumuz yok mudur!?.

.

Read Full Post »

%d blogcu bunu beğendi: