Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘siyaset’

16 Nisan’da yapılan halkoylaması tahminimin altında bir oranla, %51,4 Evet ve %48,6 Hayır şeklinde sonuçlandı. Genelde Hayır cephesi, özellikle de  CHP’nin yargı, medya ve diğer kanallardan sonuca itirazları ve ‘tepki arayışları’ (TBMM’den çekilme alternatifinin konuşulmasını hatırlayalım) memnuniyetsizliğin ileri düzeyde olduğunu düşündürüyor.

Bu sürecin en fazla CHP’yi zora soktuğunu düşünüyorum. Bu durum da memnuniyetsizliği anlaşılır kılıyor. CHP ile aynı tercihte buluşan diğer parti ve siyasi çizgi temsilcileri zaman içinde toplumun kendilerine münasip gördüğü kulvarı bir şekilde bulur ve orada çekirdek çitlemeye devam ederler. Bilhassa CHP üstünde durmamın sebebi (daha&helliip;)

Read Full Post »

Hadi geçmiş olsun! Kenardan seyrettiğim bir seçim sürecini geride bıraktık. Sonucun ve bu sonucun getireceği bundan sonraki sürecin milletimize hayırlı olmasını diliyorum.

Bildiğiniz gibi siyaset kurumu ucu tek tek her birimize dokunan/dokunacak toplumsal gidişatı şekillendiren karmaşık mekanizmanın önemli bir parçasıdır. Bu mekanizmada yer alan ferdi ve kurumsal her unsurun/aktörün etkileşimi tek taraflı değil daima iki yönlüdür. Kim ne ektiyse, karşılıklı olarak onu biçer..

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Klasik edebiyatımızın önde gelen şairlerinden Fuzûlî şöyle der:

“Eli kalem olsun ol kâtib-i bed-tahrîrin / Ki fesâd-ı rakamı ‘sûr’umuzu ‘şûr’ eyler / Gâh bir harf sükûtuyla kılar ‘nâdir’i ‘nâr’ / Gâh bir nokta kusûruyla ‘göz’ü ‘kör’ eyler”

[Eli kurusun o katibin ki, işini adam gibi yapmaz; yazdıklarına dikkat etmez de kimi zaman fazladan koyduğu noktalarla sevincimizi (sûr) kedere, mateme (şûr) çevirir; bir bakarsın bir harfi eksik bırakarak nâdir yazacağı yerde nâr (ateş) yazar; bazan da (eski harflerle ‘ze’ harfinin) noktasını unutup ‘göz’ yazayım derken ‘kör’ yazar.]

Şair bu patavatsızlığı eli bozuk kâtibin yazısı ve sakarlığı üzerinden dile getirse de (daha&helliip;)

Read Full Post »

İki horoz dövüşür. Dövenin de dayak yiyenin de gerilimden, yara-bereden başka eline geçecek bir şey yoktur. Meydanı galip olarak terkeden horozun sahibinin etrafa kostaklanması ve dövüşü seyredenlerin ‘sadistçe’ duygularını tatminden başka ortada bir şey kalmaz. Bir de yolunmuş tüyler..

Gazete-internet sayfaları ve TV ekranları horoz dövüşünü çağrıştıran atışmalar ve tartışma programlarıyla dolu. Lakin bildiğimiz horoz dövüşünden bir farkı var; burada dövüşenler şahısların bizzat kendileri değil “rol”leridir. O yayınlara bakınca bu insanların birbirini nerede görse ümüğünü sıkmaya yeltendiğini düşünürüz, halbuki hiç de öyle değildir. Yayınların perde arkasında birbirlerinin elini sıkıp hatır sormaktan kartvizit teâtisine, yemek davetinden daha sık görüşme temennisine kadar bir dizi nezaket ve centilmenlik davranışı sergilerler. Gel görelim tam yayın başlarken herkes kendi rolüne uygun gardını alır, yüz kasları konunun gerektirdiği gerginliğe ayarlanır ve ‘motor!’… (daha&helliip;)

Read Full Post »

%d blogcu bunu beğendi: