Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘şehir’

Bir kitaptan aktardığım şu satırları birlikte okuyalım;

Takatuka Yokuşu Sokağı:  … tarafındaki ilk paralelden aşağıya iner. Körbakkal sokağı Tabaklar Külhanı sokağa bağlar. Takatuka; gürültü patırtı; basımevlerinde kurşun dökülmüş, satır olarak dizilmiş harfleri iyice yerleştirmek için üzerlerine vurmaya yarar takoz veya odanın ortasına yerleştirilen, uzun tütün çubuklarının külünün döküldüğü çanak anlamına gelmektedir. Şeyh Hasip Efendi Tekkesi’nin az ilerisinde Takatuka Sokak üzerinde tekkeye ait büyük bir su haznesi bulunmaktadır. Kesmetaş ve tuğla hatıllı olarak yaptırılmış olan bu haznenin, Sarı Mehmet Paşa’nın muhteşem konağı altında bulunduğu…”

Devam edelim; (daha&helliip;)

Read Full Post »

Geçtiğimiz pazar günü Kahramanmaraş’ta yapılan “Suriyelileri İstemiyoruz” gösteri yürüyüşü yerel ve ulusal basında çeşitli yönleriyle yer buldu. Bu hadiseleri yorumlayanlardan bazıları istemiyoruz diyen göstericileri suçladı, kimileri de bu tepkilerin yerinde olduğunu söyleyerek Suriyeli sığınmacıların yoğun olarak barındırıldığı bu şehrimizin mahalli ve mülki idarecilerini eleştirdi. Hangi taraf haklı? İki tarafın da eleştirmekte haklı olduğu hususlar olabilir. Ama asıl problem, problemi bu soruya indirgeyerek çözüm aramaya çalışmaktır ki bu durum, meselenin esasını hiç anlamamış olmak demektir..

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Çeşitli ihtiyaçlarını temin etmek için günübirliğine köyden şehre gelen adam, günün sonuna doğru tedarikini tamamlamış olarak köy garajının yolunu tutar. Bu esnada, elinde taşıdığı “pilli-cereyanlı” ve kasetçalarlı “çanta radyo”dan yükselen, mahalli sanatçılardan birinin yanık sesinden bir barak havası yahut o radyoya henüz dakikalar önce sahip olan kahramanımızın zevkini yansıtan bir türkü-şarkı ortalığı çın çın inletmektedir.. Etraftakiler dudaklarının iç yüzüyle tebessüm ederek adamın boyuna posuna şöyle bir bakıp geçerler. Zaten dönüp bakmazsanız hatırı kalır!..

Gel de o türküyü hatırlama; Yayladan mı geliyon da boylarına maşallah..

Neyse ki ‘vakit akşam köy ırak’tır ve sesin sahibinin bir an önce son köy arabasına yetişmesi gerekmektedir. Neyse ki, köy insanı “beyim teferrüşten geliyor” edasıyla yürümez, hele de dağ köylüsü ise her adımda birbuçuk-iki adım yol katederek yürür de bu davetsiz-destursuz açık hava konserine uzun süre maruz kalmazsınız. Sesler, şöyle bir kulağınızı yalayıp geçer. (daha&helliip;)

Read Full Post »

%d blogcu bunu beğendi: