Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘medeniyet’

Efendim bugünlerde ağzını açan, sözü medeniyete, irfana, oradan da Büyük Türkiye’ye getirmeden rahat edemiyor. Elhak, bu iddiaların içini doldurma iddası taşıyan çabalar da var ama neyi ne kadar inşa ettiğimiz, hangi bilinçle yola devam ettiğimiz konusunda hayli su götürür uygulamalar hiç de az değil.

Evet, biz bu işi daha önce yapmışız; Türk-İslam medeniyeti ikliminde Osmanlı İmparatorluğu eliyle göz kamaştırıcı bir medeniyeti insanlığa kazandırmışız. Fakat ne yazık ki son yüzyılda o medeniyetin izlerini yeryüzünden, köklerini zihnimizden söküp atma bedbahtlığını ortaya koyan da yine biz olmuşuz. (daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »

O kadim gelenek devam ediyor, senede bir ay minareler arasına mahya asılıyor; bunun için şükrediyorum. Durumdan vazife çıkarıp, iki gökdelen arasına mahya asan işgüzar henüz çıkmadığı için de şükrediyorum..

Şükür ki hala başkalarıyla paylaşmak üzere iftar sofraları kuruluyor, birileri nimetten payına düşenleri bildiğimiz ve bilmediğimiz şekillerde paylaşmaya devam ediyor. Fırsatı ganimet bilip, “tutamadığın oruç için FAKİR yaz dört haneli numaraya gönder, alan fakirin ıslak imzalı alındı belgesi cebine gelsin!” diyen bir paragöze rastlamadığım için de şükrediyorum..

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Çeşitli ihtiyaçlarını temin etmek için günübirliğine köyden şehre gelen adam, günün sonuna doğru tedarikini tamamlamış olarak köy garajının yolunu tutar. Bu esnada, elinde taşıdığı “pilli-cereyanlı” ve kasetçalarlı “çanta radyo”dan yükselen, mahalli sanatçılardan birinin yanık sesinden bir barak havası yahut o radyoya henüz dakikalar önce sahip olan kahramanımızın zevkini yansıtan bir türkü-şarkı ortalığı çın çın inletmektedir.. Etraftakiler dudaklarının iç yüzüyle tebessüm ederek adamın boyuna posuna şöyle bir bakıp geçerler. Zaten dönüp bakmazsanız hatırı kalır!..

Gel de o türküyü hatırlama; Yayladan mı geliyon da boylarına maşallah..

Neyse ki ‘vakit akşam köy ırak’tır ve sesin sahibinin bir an önce son köy arabasına yetişmesi gerekmektedir. Neyse ki, köy insanı “beyim teferrüşten geliyor” edasıyla yürümez, hele de dağ köylüsü ise her adımda birbuçuk-iki adım yol katederek yürür de bu davetsiz-destursuz açık hava konserine uzun süre maruz kalmazsınız. Sesler, şöyle bir kulağınızı yalayıp geçer. (daha&helliip;)

Read Full Post »

%d blogcu bunu beğendi: