Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘dengeli kalkınma’

Malum, daha dumanı tüten geçen haftaki yazımın başlığı “Takdir Dilimize Yapışmaz!” idi. Elini ılıktan soğuğa vurarak bir iyilik yapanı ya da iyi bir iş yapanı takdir ve teşvik etmenin faziletlerinden bahsettik. Bu hafta da müsaadenizle bunu misallendirelim.

Ve yine malumdur ki, Türkoğlu ilçemiz yakın zamana kadar gerek nüfus gerekse gelişmişlik ve sosyal-kültürel seviye bakımından diğer ilçelerimize kıyasla oldukça sönük kalıyordu; hem de fiziki konumu ve ulaşım rahatlığı bakımından şehir merkezine en yakın ilçemiz olmasına rağmen bu böyleydi. Bunun sebepleri üzerinde uzun uzadıya tahliller yapılabilir ama esas konumuz bu değil, bunu şimdilik bir kenara koyalım.

(daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »

Geçtiğimiz hafta birkaç günlüğüne Maraş’taydım. Vakit sınırlı ve program sıkışık olunca eşe dosta fazla zaman ayıramadım. Fakat oldukça faydalı gördüğüm birkaç görüşme yapma fırsatı oldu. Bu görüşme ve ziyaretlerle ilgili bazı izlenimlerimi aktarmak isterim.

Öncelikle Maraş Times kurucusu ve genel yayın yönetmeni Yener Atlı Bey’le verimli bir görüşmemiz, sohbetimiz oldu. Daha yakın işbirliği temennisi ile yeniden buluşmak üzere vedalaşırken arkamızdan su dökmedi ama nazik bir hediye ile bizi uğurladı; elimizde kitabının imzalı bir nüshası ile ayrıldık. Memnuniyetimi ve teşekkürlerimi bir kere de buradan ifade etmek isterim. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Daha Dün Köyümüzün Yollarında Koşarken…

Bir önceki yazımda bahsettiğim, “pilli cereyanlı, çanta radyo”nun sahibi veya benzerleri, günün birinde şehrin göz kırpmalarına dayanamayıp pılıyı pırtıyı topladığı gibi şehre kapağı atarsa ne olur; biraz da buna bakalım.

Evvelemirde başını sokacak iki göz bir ev bulup yerleşir, küçük büyük demeden bir kazanın kulpuna da yapışıp maişet kaygısını da hal yoluna koymuşsa yavaş yavaş yeni komşuluk ilişkileri de şekillenmeye başlar. Günler geçtikçe, daha önce hiçbir kısıtlama ile karşılaşmadan ve doğru olup olmadığını hiç düşünmeden yapageldiği bir takım davranışları, çevreden gelen “etkilerle” yeniden düşünmeye zorlanır. Sular seller gibi “ezbere bildiği” şeyleri yeniden öğrenme faslı başlamıştır. O “etkiler”, bazen münasip bir dille uyarıdır, bazen bir bakıştır, bazen de kişinin kendi feraseti ile ulaştığı bir kanaatdir. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Başta İstanbul olmak üzere, başlıca büyükşehirlerimizde bugün çektiğimiz sıkıntıların temel sebeplerinden biri, imar ve gelişme adına, vaktiyle yatırımları ve dolayısıyla cazibeyi dar alanlara hapsetmek suretiyle, ‘içinde yaşanacak şehirler’ kurmak yerine ‘içinden çıkılamayan sorunlar yumağı’ meydana getirmeyi başarmış(!) olmamızdır. Genel olarak Türkiye ölçeğinde bakıldığında da; kalkınmanın yükünü belli bölgelere yüklemenin bir sonucu olarak, “gelişimini büyük ölçüde tamamlamış” olan şehirlerde bugünkü manzara hiç de iyi sayılmaz. Bu açıdan bakıldığında Maraş’ın, halihazırda çeşitli gelişmişlik kriterlerine göre alt sıralarda olması; eğer, bugün gündelik işleyişi kaos sınırına dayanmış şehirlerden akıllıca dersler çıkarabilirse, azgelişmişliğini bir avantaja dönüştürerek kalkınması için bir fırsat olabilir. Bu fırsatı heba etmemek için; kalkınıyoruz, gelişiyoruz derken, üç gün sonra kendimizi çözümü çok zor ve maliyetli olan problemler girdabının içinde bulmak istemiyorsak, kamu yönetimi, sivil oluşumlar ve vatandaşlar olarak bugünden sonraki süreci son derece akıllıca yönetmek durumundayız. Bu tespiti bir kenara yazıp, kısa bir bilgi aktaralım..

(daha&helliip;)

Read Full Post »

%d blogcu bunu beğendi: