Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Soru İşareti’ Category

Yolu bir ortamektepten geçmiş herkes turnusol kağıdının ne olduğunu bilecektir. Malumu ilam gibi olacak ama ‘yahu o neydi!’ diyerek hatırlamakta güçlük çekenler için kısaca belirtelim. Şöyle parmak kadar bir kağıt parçası.. Bir sıvıya batırdığınızda sıvının asidik veya  bazik özellik taşımasına bağlı olarak başka bir renge bürünür. Maraş diline tercüme edersek ‘ayı mı gurt mu’, olduğunu anlamamızı sağlar. Bu girişin sebeb-i hikmetini de söyleyeyim; bir mani çıkmazsa aralıklı olarak birkaç yazımı, Türkiye ölçeğinde bir turnusol kağıdı gibi gördüğüm bir meseleye hasretmek düşüncesindeyim.

Ülke genelinde büyük şehirlerin göbeğinden en ücra köylere kadar (daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »

Nasreddin Hoca’dan nakledilen rivayetler, fıkralar, anekdotlar.. Adına ne dersek diyelim kendisine atfedilen olaylarda zekânın, hazırcevaplığın, taşı gediğine koyma ve altta kalmamanın en çok altı çizilen hususlar olduğunu herkes bilir. Bana göre Hoca’nın en önemli özelliği; kendisini sıkıştırmak, zor durumda bırakmak üzere soru soranlara veya böyle bir kurguya yeltenenlere, hiç beklemedikleri bir kıvraklıkla bambaşka bir perdeden cevap yetiştirerek söyleyecek söz bırakmamasıdır.

Üstelik bunu yaparken de, karşı tarafı ikna etmek gibi bir kaygısı yoktur. O, sadece cevabı hemen yapıştırıvermekle, hükmü ortaya koymakla kalmaz; bunun isabetli olup olmadığını tespit etme külfetini de karşısındakinin zihnine iliştiriverir. “Dünyanın merkezi neresidir?” sorusuna verdiği cevapta olduğu gibi, ya da “Eşşeğinin kuyruğunda kaç kıl var?” meselesi gibi. Örnekleri çoğaltabiliriz..

(daha&helliip;)

Read Full Post »

%d blogcu bunu beğendi: