Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Şiir’ Category

Nedir nâ-şâyeste olan derseniz; söyleyeceklerim, bu kelimeyi sıkça kullanan şairimizle alakalı olduğundan başlığa çekmeyi uygun gördüm. Medeniyetimizin söz şubesini inşa etmede çok harcı bulunan, birçoğumuzun bildiği, bir kısmımızın kısmen âşinâ olduğu, büyük bir kısmımızın da en azından adını duyduğu bir zât, Şanlıurfa’lı şâir Nâbî ile alakalı küçük bir mâruzâtım var..

Nâb’inin vasfı şairlikle sınırlı değil şüphesiz, fakat işin o kısmına ayrıca girmeyeyim; zaten kendi beyanıyla sabittir ki buna ihtiyacı da yok. Bakınız ne diyor; (daha&helliip;)

Read Full Post »

Komşunuz vardır, ‘bir mâniniz yoksa kahve içmeye gelmek isterim’ şeklinde bir haber salarsınız yahut kendiniz sorarsınız. Genellikle de buna bir mâni olmaz, ‘buyur gel, memnun olurum’ denilerek kahvenin yolu açılır. Hani bu kahve içmeye bahane, sadece bir görüşme, muhabbet etme isteği olsa, ilk akla gelen komşuyu çağırmaktır. Fakat, mesela bir iç daralması veya bir tebdil-i mekan ihtiyacı sözkonusu ise bahanesi kahve olan komşu ziyareti daha tercihe şayan görülür ve imdada yetişir.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Malumunuzdur; Yahya Kemal, içinde “Nice revnâklı şehirler görülür dünyada” mısraı geçen şiirine “Sana dün bir tepeden baktım azîz İstanbul” sözleriyle başlar.. Ömrümün İstanbul mevsiminin ilk zamanlarında, hayalimde Yahya Kemal’i İstanbul’u seyretmek üzere üzerine yerleştirdiğim yegâne tepe Çamlıca Tepesi’ydi. Bu şiiri ve bunun üzerine Münir Nurettin Bey’in bestelediği şarkıyı uzun zaman önceden gûyâ bilirdim ama meğer o dönemde kendi “İstanbul cahiliyyesi dönemini” yaşayan biri olduğumdan habersizmişim.

Gerçi Mercimektepe’de cirit atan, yamaçlarından Şekerdere’ye yuvarlanmadan inilemeyen Tekke’yi bilen; Kaleden İt Tepesi’ni, Tekke’den Aladan’ı temâşâ ederek büyüyen biri için, (daha&helliip;)

Read Full Post »

Geçtiğimiz hafta dîvân şiirine ilgimi bilen bir dostum beni akademik bir çalışmadan haberdar etti. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ)’de yapılmış bu çalışmada, kaynaklarda bildirilen Maraş’lı divan şairlerinin kısa biyografilerine ve şiirlerinden örneklere yer verilmiş. Fen Edebiyat Fakültesi öğretim üyelerinden Yard. Doç. Dr. Lütfi Alıcı imzalı bu çalışmayı görünce doğrusu çok sevindim.

Açıkçası, bu yayını görene kadar Sümbülzâde Vehbî dışında diğer şairler hakkında pek bilgim yoktu. Şimdi hiç olmazsa, her birinin şiirleri elimin altında olmasa da aramak için yola koyulduğumda elimde bir meşale var.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

‘İnsan’dır bütün mesele; ve ‘mesele’ insan meselesidir.

***

Hayal kurmak, hayal yıkmak an meselesi; inşa etmek zaman meselesidir.

Bilgiye koşmak zaman meselesi; bilmek dediğin an meselesidir.

*** (daha&helliip;)

Read Full Post »

Bu yazıda Nâbî üstâdın ‘bizimdir’ redifli gazelini okuyup anlamaya çalıştım.

Giryân isek ey dil n’ola cânâne bizimdir
Bahr-i gamız ol gevher-i yekdâne bizimdir

Ey gönül, bize ağlamak düştüyse ne var bunda; “bizim” diyebildiğimiz bir cânânımız varken buna niçin hayıflanalım?! Biz baştan başa gam denizi olmuşuz, herkesin peşinde koştuğu o eşsiz inci de bu denizin (bizim) derinliklerindedir, bizimdir.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

%d blogcu bunu beğendi: