Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Çevre&Enerji’ Category

Sanayi alanında, başlangıcından bugüne giderek hızlanan gelişmeler, bu alanda öncülüğü kimselere kaptırmayan Batı’nın, imtiyazdan sömürgeciliğe, işgale kadar perde önünde ve arkasında her yöntemi kullanarak dünyanın geri kalan bölgelerindeki zenginlikleri kendi dünyasına taşıma açgözlülüğünün artarak devam ettirilmesini hayati zorunluluk haline getirdi. Bugün geldiğimiz noktada istesek de, isteseler de başka türlü davranamazlar, bu sarmalın içinden kısa vadede ne kendileri çıkabilir, ne de ‘av’ları olarak gördükleri bizlerin çıkmasına göz yumarlar.

Bu yüzdendir ki, (daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »

Sonunda kafaya koydum, bir üniversiteye rektör olmanın yollarını arayacağım. Artık seçimle mi gelirim (ki bu pek mümkün görünmüyor), yoksa başka yollar mı keşfederim, şimdilik bilmiyorum ama o makama oturursam ne yapacağımı biliyorum. O halde ordan başlayalım, istimi arkadan gelsin. Mesela KSÜ’ye (Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi) rektör olduğumu farzediyorum..

Hemen takip eden ilk kayıt döneminden başlayarak hayata geçireceğim önemli projem var, merkez kampüs içerisinde geniş bir alanı bu işe tahsis edeceğim. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Gördüğüm kadarıyla bizde okul, cami v.b. yapıların inşasına ve yer seçimine yön veren kıstaslar çok detaylı ve ince ince düşünülerek hazırlanmış değil. Hem mevzuat açısından böyle, hem bu yapıların vücuda getirilmesine öncülük edenler bakımından böyle. Geçmiş yıllarda bir konuyu araştırırken, mesela Amerika’da bu tür yapıların kurulumu ve işletilmesine dair bazı düzenlemere rastlamıştım. Orada ilk defa karşılaştığım kavramlar ve önemsenen hususları görünce bizim konuyu ne kadar gelişigüzel ele aldığımız daha net görülebiliyordu. Bu bağlamda okulları başka bir yazıya havale edip camiler konusuna bu açıdan biraz bakalım..

Özellikle sonradan imara açılan bölgelerde bile bakıyoruz ki küçücük ve gönyesi bozuk arsalar üzerine camiler inşa edilip ibadete açılıyor. Toplu ibadet ihtiyacını görmesi açısından bir sorun yok ama bir mabedin insana vermesi beklenen huşûu ve ibadet süresince veya camide bulunulduğu sürece insan üzerinde bıraktığı tesir bakımından düşünülürse biraz daha farklı kıstasların aranması gerekir kanaatindeyim.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Zannederim yazıp çizdiklerimle şehirleşmede yüksek katlı yapılardan hazzetmediğimi hatta olabiliyorsa yapılarda beton kullanımının da zaruretle sınırlandırılıp yerine olabildiğince ahşap ve taş gibi doğal malzemelerin tercih edilmesini arzu ettiğimi belli etmişimdir. Birincisi, yani yapı yüksekliklerinin ve yapıların arsa ile ve komşu yapılarla ilişkisinin belirlenmesi doğrudan idarenin tasarrufundadır. İkincisi, yani ne tür malzeme ile hangi estetik ölçülere göre bina yapılacağına idare doğrudan karar vermese bile bunu özendirerek, kendi binalarını buna örnek teşkil edecek tarzda yaparak öncülük edebilir.

Bu konularda meselâ TOKİ’nin iyi bir sınav vermediği yaygın bir kanaattir; nitekim başta Bursa olmak üzere bir çok örnekle bunu görüyoruz. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Yıllar önce bir Orta Anadolu seyahatinden kendi arabamızla İstanbul’a dönerken Kırşehir Mucur’da gözümüze çarpan ‘Seyfe Gölü’ levhası aklımızı çeldi, biraz zaman ayırıp gölü ve çevresini görmek istedik. O  arada edindiğimiz, bu gölün kuşların mekan tuttuğu bir yer olduğu bilgisinin verdiği şevkle anayoldan ayrılıp kuzeye doğru on küsur kilometre ilerleyerek göle vasıl olduk.

Mevsim yaz sonu-sonbahar olmalı ki gölün suyu hayli azalmıştı. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Yeni yılın ilk günlerinde Habertürk Gazetesi’nin Kahramanmaraş’a özel yayınladığı ek elime geçti. Haberi, reklamı, köşe yazısı, sektörel değerlendirmeler v.s. ile tepeden tırnağa tam 18 (yazı ile: onsekiz) gazete sayfası Maraş’a tahsis edilmiş. Akıl eden, emeği geçen ve hayata geçiren herkesi tebrik ediyorum. Bravo!.

Eğri oturup doğru konuşalım; hayatı ve ufku Ahir Dağı, Yavşan ve Malik Ejder tepesi arasına sıkışmış olanlar bu gelişmeyi ne kadar takdir etse de sınırlı kalır. Yanlış anlaşılmasın, bunu bir küçümseme anlamında söylemiyorum. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Neredeyse bütün dünya sathına yayılmış çatışma ve huzursuzlukları hep birlikte okuyoruz, duyuyoruz. Bu çatışmalara şimdilik doğrudan taraf olamasak bile sanırım, dolaylı olarak bizim kadar etkilenen başka bir ülke yok. Bir kısmı sınırımızda veya yakın çevremizde cereyan ettiği için; gerek siyasi ve askeri bakımdan teyakkuzda olma zaruretinden, gerekse sayıları milyonlara bâliğ olan göçmenlerden kaynaklanan ekonomik ve sosyal külfetlerimiz var. Asya’nın doğu ucundan Afrika’nın içlerine kadar nisbeten daha uzak bölgelerde nerde bir huzursuzluk, çatışma, zulüm varsa onlara bile ya dini hassasiyetle, ya ırkdaşlık nedeniyle, o da olmazsa insani saiklerle olan bitene gözümüzü kapatma lüksümüz yok. Her hâlukarda ya kesemiz ya içimiz ya da ikisi birden sızlıyor, bîgâne kalamıyoruz.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Older Posts »

%d blogcu bunu beğendi: